BİR ZEDTROLL HİKAYESİ 1.1 (BÖLÜM 8)

 Miray'ın gözünden...

 Ders matematikti ve dersten hiç bir şey anlamıyordum. Öyle ki daha hangi konuda olduğumuzu bile bilmiyordum. Dikkatim sürekli İlayda'ya kayıyordu. Bana yaptığı her şeyi aileme ve arkadaşlarıma anlatmıştım ve eminim ki bugün kötü bir şeyler olucaktı

  "Miray Doğa GENÇ ve Esma İlayda Ok, müdürün yanına çağrılıyorsunuz" dedi aniden içeriye giren nöbetçi öğrenci. İşte korktuğum şey gerçek oluyor!

 İlayda burnu havada bir şekilde kalktı ve beni beklemeden omzunu nöbetçi öğrenciye çarpıp gitti. Bende hafiften titreyerek kalktım ve çocuğun yanına gittim. Sonra çocuk sınıfa "iyi dersler" diyip birlikte müdür odasının yoluna koyulduk.

 Biz yürürken çocukta bir heyecan seziyordum. Yüzü hafiften kızarıktı. 

  "Şey... Ben Samet, sende Miray olmalısın. Aynı servisteyiz ama hiç konuşma şansımız olmamıştı..."dedi. Sonra yüzü iyice kızardı ve " çıktığın biri yoksa, eğer istersen, birlikte..."derken onu bir öğretmen çağırdı ve başını öne eğip yanımdan uzaklaştı. Ayrıca zaten müdür odasına varmıştım.

 Müdürün odasına girdiğimde İlayda bana nefretle bakıyordu. Ona bakmaktansa odadaki diğer kişilere bakmaya karar verdim. Annem, babam ve abim de buradaydı. Abim geldiğimi görünce hemen yanıma geldi ve kulağıma eğilip fısıldayarak "sen ona bakma, bugün her şey düzelecek" dedi. Ben de ona karşılık olarak kafama evet anlamında salladım

(Yarım saat sonra...)

Müdür odasındaki konuşma bitmişti ve konuşmanın sonucunda İlayda ilk önce disiplina gidecekti, ardından da okuldan atılacaktı. Sonunda gercekten kurtulmuş muydum? Ama çok kolay olmamış mıydı? İçimden bir ses net bir şeyler olucak diyordu.

Sınıfa gittiğimde İlayda çantasını topluyordu. Sınıfa geldiğimi görünce hızla bana yaklaştı ve beni duvara çarptı. Sonra saçımı tuttu ve öyle sinirle çekti ki yere düştüm. Ben daha kalkmadan da kafamı ezdi.

  "Sana bunları kimseye anlatmayacaksın dedim ama sen ne yaptın?(!) AİLENE ANLATTIN!" dedi bağırarak. Canım çok yanıyordu. sonra beni zorla ayağa kaldırdı ve yakamdan tutarak yüzüme iğrenç bir gülümseme ile baktı

  "Sana bunları birine anlatırsan değer verdiğin kişiye yakınlaşırım ve onu senden alırım demiştim. Sanırım yapmak zorundayım..."dedi. bende zor bir şekilde gülümsedim ve 

  "Sen öyle san..."dedim. Buna çok sinirlenmişti. Beni hızla ittirdi ve ben dengemi toplayamadan yere düştüm. 

  "'Sen öyle san' ha!" Dedi ve yine kafamı ayağının altında ezdi. Burnum alakasız derecede kanıyordu ve bilin bakalım bende ne var? Beni kan tutuyo'! 

 Birden çok tanıdık bir ses duydum. Abim geliyordu. Kız abimin geldiğini görünce daha sert bir darbe indirdi kafana ve ardından karnıma tekme attı. Dudaklarımın arasından kan sızmaya başlamıştı. Bilincimi hala kaybetmemiş olmam bir başarıydı. 

 Abim gelince kızı üstümden itti ve endişe ile yere eğildi. En son gördüğüm abimin yüzündeki üzüntü ve pişmanlıktı... Sonrası ise...

Bulanık...

(...)

Uyandığımda hastanedeydim. Gözlerimi ilk açtığımda Şeyma'nın da burada olduğunu görür gibi oldum ama yanılmışım... Bir halüsinasyon... Ama emindim ki yanımda annem vardı. Uyandığımı görünce hemen bana yaklaştı ve saçlarımı okşadı.

  "Annecim... İyi misin? Merak etme. Her şey bitti... O kıza dava açıldı" dedi sonra telefonumu bana verdi ve

  "Alper seni arayıp duruyordu. Olanları bir şekilde duymuş olmalı. Senin yerine konuştuğumda sesi telaşlıydı. Ara istersen..." Dedi. Bende aradım. 

  "Alo?"

  "Miray iyi misin?!

  "İyiyim... iyiyim de ne oldu? Neden telaşlandın?

  "Onu boş ver... Olanları öğrendim ve iyi olduğuna eminsin değil mi?

  "Evet iyi olduğuma eminim Alper..." Benim yüzüm neden yanıyor!?

  "Peki..."

  "Eee, nasılsın?"

  "İyiyim, sen?" Dediğinde sesli bir şekilde güldüm. Üçüncü defa (hepsinde de cevabını aldığı) aynı soruyu sormuştu. 

  "Ne gülüyorsun, sadece soru sordum. İyi misin, değil misin?"

  "Ben de ona gülüyorum zaten. Aynı soruyu üçüncü kez sordun, farkında mısın?" Dedim. 

  "Doğru lan.."

  "Kızım hadi kapat telefonu. Birazdan hekim gelir" dedi annem. Bende evet anlamında kafamı salladım 

  "Alper, kapatmam lazım, görüşürüz..."

  "Görüşürüz ve... Kendine iyi bak, olur mu?..." Dediğinde aramızda kısa bir sessizlik oldu

  "N-Neyse sende kendine iyi bak... Bye!" Dedim ve telefonu kapattım. Nedense çok heyecanlanmıştım

 Kalbim çok hızlı atıyordu. Yüzüm de yanıyordu. Ben de sakinleşmek için yatağa uzandım ve uyumaya uğraştım. Annem bu duruma anlam verememişti ama beni anlayışla karşılayıp hiç bir şey demedi. Bir süre sonra da uyumuşum....

EVET MİLLET BOLUMLER NASILLLL! GUZELLER DEĞİL Mİ?!!

Biliyorum 7. Bölümden sonra bu bölüm daha hızlı geldi çünkü bu bölümü önce deftere yazdım sonra dijitale geçirdim. Hemde telefon üzerinden. Aman ne harika(!)

Çok üzülerek söylüyorum ki bilgisayarımı ailem elimden aldı ve ben de hikayeyi telefonden yazmaya devam etmek zorunda kaldım. Daha kötüsü ne biliyor musunuz? Bu telefon annemin! Kendi telefonum yok maalesef:(

Size iyi bir haber vermem gerekiyorsa... 9.bolum uzun olucak. Size spoiler defter üzerinde yarısı 5 sayfa tuttu. 

Tabii bu kadar uzun bir bölüm geç gelir. Ama beni anliyacaginizi düşünüyorum.

Neyse....

Sensei Mia kaçar! :3

(Şizofren gibi hissediyorum. Sadece kuzenlerim var takipçi olarak)

Yorumlar