BİR ZEDTROLL HİKAYESİ 1.1 (BÖLÜM 7)
“Miray...”dedi kısık bir sesle Alper
“o bahsettiğin kızın ismi İlayda’mıydı?...
“evet de sen bunu nerden biliyo-?”diye karşılık verdi Miray ama devamını getiremedi. O kız sözünü tutmamıştı. Ege kararlı bir sesle
“şimdi... Miray kız anlaşmayı bozmuş. Sende bize bu güne kadar yaptığı her şeyi anlatacaksın.”dedi. Miray kulaklığını çıkardı ve bilgisayarın sesini dışa verdi. Bilgisayardakilerin ne dediğini abisi de duymak istemişti.
Derin bir nefes aldı ve tam anlatmaya başlayacakken
“dur Miroş. Herkes hemen çekirdek getirsin dinlerken çitleriz”diye araya girdi Şeyma. Sonrada gidip bir tabak çekirdek getirip çitlemeye başladı. Hepsi Şeyma’nın bu hareketine güldü ve ardından Miray her şeyi anlattı.
Hem de her şeyi...
(ertesi gün, okul sonrası...)
Ege’nin gözünden:
Okuldan çıkmıştım ve yurta geri döndüğümde çok yorgun olduğum için çantamı yere fırlatıp kendimi yatağa attım. Gerçekten çok yorulmuştum. Öylece yatakta uyuklarken bir yandan da sıkıntıdan ölüyordum. Yorulduğum kadar sıkılmıştım da. Güç bela yatağımdan kalktım ve üstümü değiştirdim hemen ardından kendimi yine tağa attım ve telefona bakmaya başladım
Ben boş boş telefonla bakışırken Alper’den bir mesaj geldi. Yorgunluktan mesaja bakmaya bile üşeniyordum. Ama üst üste mesaj gelince dayanamadım ve Alper’i aradım. Mesajları okumaya da üşenmiştim.
“efendim Alper”
“sen niye mesajlarıma bakmıyorsun
“yorgunum.
“neyse Minecraft oynayacağım sende gelsene
“yorgunum oynamicam git Giray’la falan oyna
“olmaz ben seninle bir konu konuşmak istiyorum
“buradan konuşalım
“neden
“bilgisayarı açmaya üşeniyorum
“hay ben senin
“konu ne söyle
“şey Miray ile ilgili
“eee...”işte bu konu ilgimi çekerdi. Belki de bana itiraf ederdi ondan hoşlandığını
“arkadaş olduğum, belki bana bir şans verebileceğini düşündüğüm kız Miray’a zarar veriyormuş. Ve bu yetmezmiş gibi ben kendimi çok kötü hissediyorum ve bunları geçtim ben kendimi tanıyamıyorum” bir dakika... Miray’a aşık, ve bu çok belli ama o bunu fark edemedi mi?!
“normal bir şeydir ya, kim arkadaşına zarar veren biri ile arkadaş olursa iyi hisseder ki
“ama sadece bu yok ki - çok uzun zamandır kendimi tanıyamadığını hissediyorum. Aniden değiştim -
“kardo...
“efendim
“sen...
“evet ben
“sen aşık olmuşsun
“ne?! pfft benimle dalga geçme öyle bir şey olsa bilirdim
“sıkıntı orada ya sen aşık olduğunun farkında değilsin
“hadi lan oradan
“ya bi’ düşün kendindeki değişikliği. Hem kendimi tanıyamıyorum diyorsun hem de inkar ediyorsun” diye sitem ettim bir süre sessiz durdu ve
“kardo...
“jeton düştümü
“ben... gerçekten aşık oldum...” dedi ama ben tam konuşacakken
“dermişim. Kardo ben aşık olsam bunun farkında olmazmıydım?
“sabır ya rabbim... neyse bu konuyu kapatalım.
“akşamleyin canlı yayın açıcağım, uzun zamandır açmıyorum. Sen de gelsene sohbet havasında bir yayın olur
“olur gelirim... neyse beni Şeyma arıyor kapatıyorum
“görüşürüz” dedi ve kapattım. Sonra da Şeyma’nın aramasını açtım
(akşamleyin canlı yayında)
yayın başlayalı yarım saat olmuştu. biz öyle boş boş yayındayken bir yorumda “ege abi sen almanca okuyon iyi güzelde bunun gerektirdiği meslek ne?(@eeellfffts/ sensei_mia1813)” yazıyordu. Ben bunu sesli okudum.gözlerimi kısarak “ çok boku var” dedim. Alper’de yorumu destekleyerek “ne var?” dedi ben o sırada gülüyordum.
“ne var, hadi anlat” dedi Alper
“yani o kadar çok var ki anlatamam. Araştırırsanız görürsünüz” dedim.
(...)
Bir süre sessiz kalmıştık ama sonra Alper
“ABİ, ABİ, ABİ, ABİ, ABİ!!! ZECİLERİ SEVİYOR MUSUN(@specialfreshy)!!! hayır” dedikten sonra
“bunu yarıda kessenize çok komik olur” diye de ekledi. Bir kaç yorum daha okuduktan sonra
“ırkçılık... yok ya ben ırkçı değilim. Zencileri seviyorum”dedi
(...)
Alper hala yorumları okurken benim de tuvaletim gelmişti bu yüzden tuvalete gideceğimi söyledim ve tuvalete gittim
(...)
Tuvaletten geldiğimde bir yorumda
“ABİ, ABİ, ABİ DAHA ÖNCE KEDİ MAMASI YEDİN Mİ?!(@Shadowlight776)” yazıyordu. Aynı Alper gibi okumamıştım ama onun okuyuşuna yakındı.
Yorum kesin ve net Alper’e gelmişti çünkü Alper’in kedisi vardı. Alper hem bu yorumu garipsemiş hem de gülerek
“hayır” dedi
(...)
“papyrus: bütün bavulu kolayla doldurdum ve bütün etkisini hissediyorum nyeh nyeh nyeh sans:bende bütün bavulu pepsiyle doldurdum{papyrus kızar}(@Uzi-Doorman-N-123)” diye yorumu okudu alper ve kafasını evet anlamında sallayıp “sesli betimleme” dedi bende biraz bekledikten sonra güldüm
(...)
“niye durup dururken yayın açıyorsunuz(@EmirKaratas-bo4sx) açıyoruz işte sohbet ediyoruz, kötü bir şey mi yapıyoruz ya”dedim ve yalandan ağlamaklı bir sesle “kötü bir şeymi yapıyoruz arkadaşlar, sohbet ediyoruz işte,burada” dedim
(...)
“ZEDRA ABİ TİKTOKTAN ADORABET ABLA BANA YANIT YAZDIII O NEDEN YAYINA GELMEDİ... ÇOK MUTLU OLDUMM!(@Sude_nuray)”diye okudu Alper bende gülerek
“merak etme iletirim ben senin mutluluğunu ona” dedim
(...)
“Ege abi şeyma abla ile nasıl sevgili oldun(@eeellfffts/ sensei_mia1813)”diye okudu Alper. Bende gözlerimi kıstım ve
“çok uzun bir hikaye...”dedim
“çok uzun değil. Tanıştılar sevgili oldular işte” diye araya girdi Alper
“ama o işler o kadar kolay değil”dedim. Bir süre sessiz kaldı Alper ve birden geriye yaslanarak
“özür dilerim sevgilim olmadığı için ya... orospu çocuğu, gidiyorum ben yap tek başına yayın” dedi ve sonra “GÖT VEREN!” diye de ekledi
“o anlamda demedim... nere gitti bu aw
“
“piç!”
“ya ben kötü anlamda demedim ’canım’... sans peluşu almış ya” dedim. Sonra arkasına yaslandı ve sans peluşuna sarılarak bana küstüğünü söylemeden belirtti. Bende onu bu haline küçük bir kahkaha attım.
Sonra konuyu değiştirmek için kendi Sans’ımı getirdim ve
“ya senin Sans’ın neden öyle”dedim ve aniden Alper’in neşesi yerine geldi
“zedra’nın sans’ı çok otistik yaa baksanıza”dedi kahkaha ile karışık bir sesle
“adamın Sans’ı gülüyor, bide benim Sans’ıma bak
“bak, zedra’nın sans’ı şöyle
zorlama gülüyor” dedi kendi Sans’ını gösterdi ve gülerek “bi benimkine bak, bide zedra’nınkine bak.” dedi sonra aklına bir şey gelmiş olucak ki “Zedra’nın Sans’ı bootlek (nasıl yazıldığını bilmiyorum)” dedi gülerek
İkimizde Sans’larınızın kıyafetini düzeltirken aniden Alper
“seninki dişlerini sıkıyo’ dedi ve dediğini taklit etti.
(...)
“benimki cidden mal olabilir, hayata karşı hiç bir bakış açısı yok” dedi
“rengi de farklı, bak benimkinin rengi daha açık”dedim sonra Alper bir yorumu sesli bir şekilde okudu
“onu bana gönder namusumu bile veririm(bulamadım yorumu)... Öyle bir şey yapma da...
(...)
Yayın sonrası...
Alper’in gözünden:
Zed’in isteği üzerine yayını kapatmıştım. İkimizde bir birimizle vedalaştıktan sonra bilgisayarımı kapattım ve yatağıma yattım. Acaba Miray’ın yaşadığı o zorbalıklar konusu ne olmuştu. Ailesi okul ile konuşmuş muydu?
Ya da gerçekten öğlenleyin Ege’nin söylediği gibi ben ondan... hoşlanıyor muyum? Nasıl olabilirdi ki bu? Yani öyle bir şey olsa ben de farkına varmaz mıydım? Sonuçta daha önce birinden hoşlanmıştım.
Bu konu hakkında hiç bir fikrim yoktu, ama gözlerimi her kapattığımda onu gördüğüm bir gerçekti. Onun o yeşil gözleri ve sıcacık ama çekingen gülümseyişi...
EVET MİLLET! SONUNDA 7. BÖLÜM BİTTİ!
Biliyorum, çooook uzun zamandır hikayeden bölüm gelmiyor ki bu bölüm için çok zaman harcadım. Bir sürü Zedtroll canlı yayınından kesitleri konuşmaya, veya bir diğer değişle yazıya dökmek zordu.
Evet biliyorum, ilk kısımlar gerçek hayattakine pek uymadı gibi ama bu da hikayenin kurgusu.
Bu kadar yakında (inşallah) 8. bölümde gelecek!
Şimdilik sensei_mia kaçar! :3
(1056 kelime tutmuş WAOW!)

Yorumlar
Yorum Gönder