BİR ZEDTROLL HİKAYESİ 1.1 (BÖLÜM 6)

 Saatler geçmişti, Efe ile Miray hastanedeydiler. Efe çok stresliydi. Kardeşi daha yeni düzelmişken neden yine halüsinasyonlar görmüştü ki? Efe, Miray’ın arkadaşlarından çok şüpheleniyordu, ama hiç bir zaman Miray’ın onlarla birlikteyken mutsuz olduğunu görmemişti. Yani bugüne kadar... Miray ne olmuştu da ağlamıştı hiç bir fikri yoktu. Aslında ekrana baktığında hepsinin Miray kadar mutsuz olduğunu görmüştü. Belki başka bir şeydir diye düşünüyordu Efe

 Birden minik bir ses duydu ve Miray’a baktığında Miray’ın uyandığını gördü. Kardeşinin uyandığını görmek az da olsa neşesini yerine getirmişti. Hemen gidip doktor çağırdı ve bir kaç muayene sonrası Miray taburcu oldu.

 Efe arabayı sürerken göz ucu ile kardeşine de bakıyordu. Neşesi biraz yok gibiydi Miray’ın. Telefonu ile uğraşıyordu. Birine mesaj yazıyordu. Sonra telefonu çaldı ve bir süre bekledikten sonra açtı

“hm... ah evet iyiyim Şeymoş...”

“...”

“beni me-merak mı ettiniz?” Efe yine şüpheye girdi aniden. Belki de yanlış kişilerden şüpheleniyordu

“ah, şey beni merak etmenize gerek yok”

“...”

Efe kardeşine bakarken gözüne bir şey takıldı. Miray’ın boynu... yara doluydu.

 

(bulundukları hafta salı, okul günü...)

Miray’ın gözünden:

Her zamanki günlerdendi yine. Okul, ders ve bir takım zorbalıklar... tabii şansıma son derse kadar zorbalık yaşamamıştım. Sadece biraz daha sabretmem gerekiyordu. Sabırla bekleyeceğim...

 İç geçirerek ayağa kalktım ve okul dolabıma doğru ilerlerdim başıma geleceklerden habersiz bir şekilde. Dolabıma vardığımda edebiyat kitaplarımı aldım ve dolabımı tam kilitleyecekken biri saçımı çok güçlü bir şekilde çekti ve kendimi yerde buldum. Boş bir anıma denk gelmişti. Üstümü temizleyerek ayağa kalktım ama kalktığım gibi diğer kız beni ittirdi  ve kolumda ani bir acı hissettim. Koluma baktığımda artık benim kendimi korumaya gücüm kalmamıştı. Zorba kız gurubunun destekleyicilerinden biri koluma bıçak saplamıştı.

 Aslında okula bıçak getirmek yasaktı ama bir şekilde getirmişlerdi işte...

Ben koluma şok olmuş bir şekilde bakarken zorba kız beni yere itti ve kolumdaki bıçağı çıkarıp boğazıma dayayarak

“eee Miray... şimdi ne yapacaksın? Öğretmenlere mi söyleyeceksin, yoksa ailene mi”dedi. Başım dönmeye başlamıştı. Bayılmak üzereydim. Son bir güçle

“i-ikisine de söyleyeceğim İlayda...” dediğim gibi boynum acıdı. Bu yaptıkları fazlaydı. Ama... bunu onlara şimdi ödetemeyecek kadar güçsüzdüm...

“öyle mi olacakmış Miray... bu halinle mi? Bayılmak üzeresin... ne o seni kan mı tutuyor...” dedi ve bir kahkaha attı sonra ciddileşti ve

“bunu hiç kimseye anlatmayacaksın.

“ha-hayır...” boynumdaki yaralar artıyordu. Bunlar yetmiyormuş gibi birde burnum kanamaya başlamıştı.

“yeniden söylüyorum... bunu kimseye anlatmayacaksın!” dedi ve biraz düşündükten sonra sinsi bir gülümseme ile cebimden telefonumu aldı ve yüz tarama ile telefonumu açtı. Biraz telefonumu karıştırdıktan sonra telefonu bana doğru çevirdi ve

“aww küçük kızımızın platonik olduğu biri var.” Alper ile Whatsapp konuşmamı açmıştı.

“n-ne... bunu nerden çıkarıyorsun ya...

“en çok bununla konuşmuşsun Miray Doğa” sonra kendi telefonunu açtı ve bir numara tuşladı.

“Çocuk o kadar da yakışıklı değil ama senin canının yanması için onunla yakınlaşmaya değer” bir kahkaha daha attı ve

“eğer söylersen bu çocukla yakınlaşırım. Aynı Oğuza yaklaştığım gibi. Şimdi... bir hocanın yanına götürücez seni ve koluna okulun dış duvarındaki sivri şeylerden biri girmiş gibi davranacaksın!”dedi. Artık bir dayanağım kalmamıştı. Neden bilmiyordum ama Alper ile yakınlaşsın istemiyordum. Bu yüzden kafamı tamam anlamında salladım ve burnumu silip beni bir öğretmenin yanına götürdüler.

(Şuan oldukları zamana geri dönüş)

Miray ve Efe evlerine varmışlardı. Miray hiç bir şey demeden odasına geçmişti Efe ise o yaraları düşünüyordu. Nasıl oluşmuşlardı. Acaba koluna okulunun dış duvarındaki sivri şeyler girdiğinde mi olmuştu? Efe bunun olamayacağını biliyordu. Başka bir şeyin olduğunu anlamıştı. Yeniden halüsinasyonlar görmesi, boynundaki yaralar ve koluna giren sivri şey... hepsi bir haftada var olmuştu... Efe hızlıca Miray’ın odasının kapısını tıklattı ve

“Miray... sana bir şey sormam lazım”dedi ve içeri girdi

Aynı tahmin ettiği gibiydi, arkadaşları ile konuşuyordu. Efe derin bir nefes aldı ve

“Miray okulda zorbalık yaşamaya mı başladın?” Miray abisinin böyle bir şey demesini beklemiyordu. Zorlukla gülümseyerek

“Ha-hayır abi... ne alaka...” sesi titremişti

“Sesin titriyor Miray bir şey var değil mi? Bu yaraların hepsi kendi kendine oluşmuş olamaz

“evet kolumdaki yaranın nasıl olduğunu size anlatmıştım y-ya...

“o zaman boynundaki yaralar ne iş Miray?” dedi Efe. Efe’nin bu dediğini Miray’ın arkadaşlarının da ilgisini çekmişti.,

“o-onlar da ko-kolumdaki ya-yara ile oluştu...

“Miray...

“B-ben ciddiyim...

“Miray gerçekten sakladığın bir şey var... bana söyleyemiyorsan bile arkadaşlarına söyle... şey bu arada... arkadaşlarınla konuşman konusunda artık kızmayacağım. Şuan eminim onlar senin gerçekten arkadaşların

“teşekkürler ve... şey... evet bu yaraların hepsini sınıftakiler yaptı. Hatta kolumdakini de...

“NE!? BİZE NEDEN BUNU SÖYLEMEDİN!?” diye bağırdı Şeyma. Öyle yüksekti ki sesi Efe bile duymuştu

“çü-çünkü tehdit ettiler... şey... beni Alper’le tehdit ettiler

“benimle mi? Ben ne alaka.

“şey... telefonumu açıp senin numaranı aldı ve eğer birine söylersem seninle yakınlaşacağını söyledi.” sonra  Miray’ın yüzü kızardı ve “sakın yanlış anlama. O pisliğin teki. Benden Oğuz’u alan da o. Profil fotoğrafından bile seni beğenmedi sırf beni üzmek için. Eğer seninle sevgili olursa üzülürüm çünkü senin duygularınla oynasın istemiyorum. Ondan kabul ettim.” dedi Miray. Ve o anda Alper bir aydınlanma yaşadı

(aynı hafta cuma günü)

Alper’in gözünden:

son sınavımın da bitmesi ile çok mutluydum. Rahat bi’ nefes almıştım sonunda. Yatağımda uzanmış bir şekilde topu tavana atıp yakalıyordum. Birden telefonum çaldı ve telefonuma bakacağım diye top kafama düştü. Küçücük top nasıl bu kadar can yakabiliyor anlamıyorum ya.

 Telefonu açtığımda bir kız sesi duydum

“Selam Alper”

“selam da adımı nereden biliyorsunuz?

“numaranı Miray’dan aldım.

“tamam o zaman. Ne için aramıştınız

“tanışırız diye düşümmüştüm. Ben ilayda

“tanıştığıma mennun oldum İlayda.

“eee kaç yaşındası- aslında gerek yok ya Miray’ın arkadaşıysan bizimle yaşıtsındır

“ben 20 yaşındayım”dedim

“ah, ben yaşıtız diye düşünmüştüm. Neyse sıkıntı yok. Ne tip kızlardan hoşlanırsın” bu soru biraz fazla garip değil mi ya? Ya da bana mı öyle geliyor

“bana her tip uyar sıkıntı olmaz da bu soru biraz fazla garip. Daha tanışalı bir saat olmadı

“ah, şey pardon... biri ile tanıştığımda bu tür saçma şeyler sorup duruyorum” dedi ve kıkırdadı. Bu kız bana hiç güven vermemişti

“neyse Alper... benim kapatmam gerekiyor, ve Bu arada ona benden bahsetme. Doğru bir anda sana ilk o söyleyecekti seni arayacağımı ama bekleyemedim

“sıkıntı yok ya. Görüşürüz” dedim ve hemen kapattım.

(şuan oldukları zaman)

Alper daha iki gün önce tanışmış olduğu kız aslında Miray’a zarar veren kişiydi.

“Miray...”dedi kısık bir sesle

“o bahsettiğin kızın ismi İlayda’mıydı?...

Yorumlar

Yorum Gönder