BİR ZEDTROLL HİKAYESİ 1.1 (BÖLÜM 5)

 Alper’in gözünden:

(aylar sonra...)

“eee ne yapalım şimdi?”

“Şeyma konuşmaya başladığımızdan beri çok neşelisin. Bunu neye borçlusun

“İlk sınavları geçtim Miroş!”

“hm... ondan yani. Bende çok ucu ucuna geçtim.

“hayatsız gibi animasyon yaparsan böyle olur Miray”

“Alper haklı”

“bende Ege ve Alper’e katılıyorum” dedi Şeyma.Miray hafifçe kaşlarını çattı

“şimdi siz üçünüz toplanıp bana karşı mı geliyorsunuz. Hıh küstüm” o sırada gülmemek için kendini zor tutuyordu. Ben kahkaha atarak

“ne yapmamızı bekliyordun Miray?

“insan bi’ arkadaşını tebrik eder. Lisede hiç çalışmadan sınavlardan geçmek kolay değil yani

“başka bir isteğiniz var mı prensesimiz?” dedi Şeyma

“aslında var

“Miray fazla hızlı prenses moduna geçti. Ne istiyorsun patron” dedi zed

“bu arada sizin de seveceğiniz bir şey istiyorum

“söyle artık”dedim merakla.

“bizim kış tatilleri için bir evimiz vardı...”

“eee devam et

“annem ‘bu kış tatilinde arkadaşlarında kabul ederse o tatil evinde zaman geçirin’ dedi

“sen ciddi misin!?” dedi heyecanla Şeyma

“evet ciddiyim. Sizden önce hiç bu kadar yakın arkadaşlığım olmamıştı ve Oğuz’dan ayrıldığımdan beri-

“Oğuz kim?” dedim merakla. İçimde çok değişik bir duygu vardı. Oğuz’da kimdi

“eski sevgilim... beni aldattı...”gözleri dolmuştu.

“ben ilk defa biri tarafından kabul edildiğimi, daha doğrusu sevildiğimi düşünmüştüm...”ve gözünden bir yaş aktı. Kalbim ağrıdı aniden. İçimdeki bir duygu onun ağlamasını istemiyordu.

“Alper iyi misin?”dedi Miray göz yaşlarını silerken

“hm?

“bi’ dalgınlaştın... iyisin, değil mi?

“e-evet iyiyim...”has siktir yüzüm yanıyor

“emin misin, yüzün kızarmış. Ateşin mi var?” kızarmış mıydım?

“evet biraz ateşim var” dedim yalan da olsa. Miray biraz endişelenmiş görünüyordu.

“o zaman su iç, veya ıhlamur iç. Yok dur, ateşin kaç senin?!” has siktir! Şimdi ne diyeceğim. Birde yetmiyormuş gibi yüzüm daha çok yanmaya başladı

“ş-şey kırk-

“ATEŞİN ÇOK YÜKSEK! Acil doktora git, yada yurt görevlilerine söyle, yok onlar ilgilenmezler. Ne yapabilirsin acaba? Dur anneme sorayım.” dedi ve hemen kulaklığını çıkarıp annesinin yanına gitti.

 Kalbim çok hızlı atıyordu. Miray neden bu kadar endişelenmişti. Ya benden hoşlanıyorsa. Yok ya hoşlanmıyordur. Ama bu kadar telaşlanması normal değil. Ama ya arkadaşı olduğu için beni önemsiyorsa. Hem Oğuz denilen bir şeyle sevgiliymiş eskiden! S-sakinim...Neden bu kadar sinirlendim? Neyse... of içinde olduğum durumu sikeyim hala yüzüm yanıyor ve kalbim hızlı atıyor

“anneme sordum o da doktora gitmen gerektiğini söyledi. Ama bu saatte hastane açık mıdır. Acile mi gitsen... yarına kadar nasıl idare etsen acaba...

“sakin ol Miray, Alper ölmüyor” dedi Ege

“t-tamam... sakinim...”dedi sonra derin bir nefes aldı

“bak şimdi Alper...”dedi ve bir şeyler anlatmaya başladı. Ama ben bunları algılayamıyordum. O bana bir şeyler anlatırken sadece onu izliyordum.

“ve bol bol su iç.

“hı hı

“Alper iyimisin?

“hıhı

“Alper”dedi Şeyma

“Alper”sesi çok narindi. Miray çok-

“orospu çocuğu cevap versene!”dedi ege ve aniden rüya modundan çıktım. Neler oluyor?!

“hı

“Hay sikeyim senin ‘hı’ nı

“ne oldu ya!

“yarım saattir rüyadaymışsın gibi davranıyorsun!”sanırım Ege’yi biraz sinirlendirdim...

 Rüyadaymış gibi mi? Bana neler oluyor. Bu olanlar çok tanıdık ama ne olduğunu bilmiyorum. Sanki daha önce hissetmişim gibi. Ama değil gibi de.

“n-neyse... bu konuyu kapatalım. Aslında artık konuşmayı kapatsak olur. Geç oldu. Yarın okul var

“tahmin edeyim yarın okulun olmasını önemsemiyorsun ve konuşmayı kapatır kapatmaz oyun oynayacaksın” dedi şeyma

“yok ya. N-niye öyle bir yapayım ki?

“anlaşıldı, sesinin titremesinden belli oluyor. Uyumayıp sabaha kadar bilgisayarla uğraşıcaksın

“of yakaladın beni:(

“eğer uyumazsan-

“tamam, tamam uyuyacağım

“heh böyle ol ve ablanın sözünü dinle

“senden bir ay küçük olduğum için benim ablam olmuş olmuyorsun!”dedi Miray. Sesinde hiç sinir veya alınganlık yoktu. Sonra kıkırdadı ve bizimle vedalaşıp konuşmadan çıktı. Sonrasında bizde vedalaşıp konuşmayı kapattık.

 Yatağıma yattığımda boş boş tavana bakmaya başladım. Bütün bu olan şeyler... çok anlamsız. Yaklaşık iki aydır bunu yaşıyordum. Bu hiç aşka benzemiyordu. Yani sanırım... of ya... bana neler oluyor?!

 Elimi saçıma götürdüm ve sıkıntılı bir nefes aldım. Ben ondan hoşlanmıyorum. Yani sanırım. Yok ya bu imkansız. Daha önce de aşık olmuştum. Yani aşk ne biliyorum. Sikeyim böyle işi! Neyse şuan uyumam daha mantıklı... sanırım...

(ertesi gün yine bir konuşma...)

Bu bizde sanırım bir alışkanlık oldu. Her gün konuşup duruyoruz ve hiç sıkılmıyoruz. Tabii bu güne kadar sıkılmıyorduk. Hepimiz susmuş telefonlarımıza bakıyorduk. Miray dışında... o bilgisayardan bir şeyler yapıyordu. Birden Miray’ın gözleri büyüdü ve ellerini ağzına götürdü. Bir şeye çok şaşırmıştı. Gözleri de dolmuştu. En sonunda göz yaşları akınca endişelendim ve

“Miray... İyi misin?”dedim. Kafasını hayır anlamında salladı o sırada Ege ve Şeyma da Miray’a bakmaya başlamıştı. En sonunda Miray ekranını paylaştı ve onun neye ağladığını anladık. Hepimiz şuan onun gibi şaşkındık. Ağlanacak kadar değildi ama çok üzüleceğimiz bir şeydi... Smg4... son bölümünü yayınlıyordu.

Miray neden bu kadar ağlamıştı bilmiyordum ama cidden çok üzücüydü... on dört yıllık seri bitmişti...

Miray hâlâ ağlıyorken Miray’ın odasına biri girdi. Miray’ın o halini gördüğün endişelendi ve

“Miray ne oldu?!

“b-bir şey yok abi

“şu konuştuğun kişilerle mi alakalı

“h-hayır

“kekelemenden belli onlar bir şey yaptı değil mi?! Ama ben sana dedim. Onlardan hayır gelmez. Özellikle şu Alper denilen şeye karşı seni uyarmıştım” bu oç neyden bahsediyor?!

“ABİ MİKROFON AÇIK” dedi Miray. Sonra o piç ekrana baktı ve birden Miray konuşmadan çıktı. O an hepimiz şoktuk (bende Bim ASDFGHJ)

“bu orospu neyden bahsediyor ya?!”dedim sinirle

“harbi neler oldu şuan?”diye destekledi beni Ege. Şeyma derin bir nefes aldı

“bu cidden garipti... o sanırım Miray’ın abisiydi. Bize neden böyle dedi ki... özellikle Alper’e neden öyle dedi ki?

“ya hiç konuşmadım bile benimle ne sıkıntısı olabilir ya?!

“her neyse bu konuyu kapatalım... Miray gelince onunla konuşuruz...”dedi Şeyma

 Sıkıntılı bir nefes aldım ve sandalyeye yaslandım. Ne sıkıntım varda insanlar hiç benimle konuşmadan beni sıkıntılı, kötü biri olarak düşünüyor ya!? cidden çok sinir bozucu...

Miray’ın gözünden:

“abi sana ne ya!? Sana kaç kez diyeceğim, konuştuğum kişilere karışma!

“ben senin abinim Miray, istersem karışabilirim!

“hayır karışamazsın!

“karışırım!

“karışama-” ve abim, abim olmaktan çıktı karşımdaki Oğuz oldu. Bir dakika Oğuz mu?! Oğuz’un evde ne işi vardı?!

 Ben korku ile geriye doğru giderken o bana doğru geliyordu. En sonunda duvara çarptım. Artık kaçacak yerim kalmamıştı.

 Ben ağlayarak yere eğilirken ellerimle yüzümü kapatmıştım. Vücudum titriyordu. O ne-neden buradaydı? Asıl soru onu kim eve almıştı?

 Oğuz bana doğru eğildi  ve elini omzuma koydu. Biraz bekledi ve Alper’in Miray dediğini duydum. Bekle... Alper farklı bir şehirde okumuyormuydu.

 Ellerimi yüzümden çektiğimde karşımda Alper’i gördüm. O az önce Oğuz değilmiydi?

 Alper yavaşça saçlarımı okşarken “sakin ol Miray” diyordu. Ben yavaşça sakinleşmeye başlamıştım ama aniden başım döndü ve...

Miray’ın abisi (Veysel Efe) nin gözünden:

Has siktir şuan ne yapmalıyım hiçbir fikrim yok! Karşımda Miray baygın bir şekilde yatıyordu. Annem ve babam da evde değildi. Ne yapmalıyım... of böyle işi sikeyim ya!

 Üniversitede ilk yardım derslerine keşke katılsaydım ya. Ama sanırım... biri bayıldığında ona ilk önce kolonya koklatılır. Allahım sen bana sabır ver annemler her zaman aradığımda telefonumu açarlar ama bu sefer açmıyorlar! Google’a sorduğumda da düzgün bi’ cevap alamadım. Düzgün cevap verdiyse bile işe yaramadı. Arkadaşlarımın hepsi de cahil. Allahım ben ne yapıcam şimdi!?

 En son çare olarak discorddan arkadaşlarına sormalıydım. Hiç istemesem de konuşmaya katıldım ve hepsi bana tiksinircesine bakarken

“orospu senin benimle ne sıkıntın var ya!?” dedi şu hiç hoşlanmadığım piç

“Alper sakin ol. Bir sıkıntı var belli ki” dedi diğeri. sonra alper mikrofonunu kapattı ve sanırım bana saydırmaya başladı. Gözlerimi devirdim ve endişeyle

“aranızda bayılan birini nasıl ayıltacağını bilen var-

“MİROŞ’A Bİ’ ŞEY Mİ OLDU!?” dedi kız

“evet... ben konuşmayı kapatınca kavga ettik falan sonra cümlesi yarım kaldı. Benden çok korkmuş bir haldeydi sonra geri geri gitti falan ve en sonunda yüzüme düzgünce baktı ve-

“Miray’ın abi biraz sakin olun. Şuan korkunun ecele bi’ faydası yok. Kolonya koklattınız mı?” dedi Zedra (discord ismi öyleydi). o sırada gözlerim Alper’e kaydı. Arkadaşın kendisi şoktaydı

“adım Efe ve evet denedim ama uyanmadı”

“o zaman acil doktora götürün çünkü ben başka bir şey bilmiyorum. İlk yardım dersini dinlemedim

“biliyor musun ben de dinlemedim.” dedim. Bu zedra hoşuma gitti. Kafa dengim olabilir

O zaman ben doktora götürmeye gidiyorum. Size iyi akşamlar” dedim ve konuşmayı kapattım. Sonra Miray’ı kucağıma alıp evin garajına gidip onu hastaneye götürdüm...

 

biliyorum bu bölümde geç geldi ama geç gelmesinin de hakkını verdim. uzun oldu. 1284 kelime tutmuş. Arkada Alper abinin dublajlarını dinliyordum. hepsi neden bu kadar harika! ve evet Miray'ın piskolojisini bozdum. 

neyse...

buradaki smg4 göndermesi geç geldi. sonuçta smg4 geçen yıl bitti (bu şakayı yapmasaydım olmazdı)

smg4 seni hiç unutmayacağız dostum.... (olamaz yine ağlıyom)

neyse...

sensei mia kaçar:3

Yorumlar

Yorum Gönder