BİR ZEDTROLL HİKAYESİ 1.1 (BÖLÜM 4)
Miray’ın gözünden:
Geçmiş canlı yayın tekrarını izlediğimde chatte konuşulan şeyler beni çok üzmüştü. Bana hakaret ediyorlardı. Yayın tekrarı ile bakışırken bir yandan Alper ile konuşuyordum. Neden Alper’di bilmiyorum ama ilk onu aramak istemiştim. Yoksa annemin dediği gibi... yok ya öyle bir şey yok. Olsaydı hissederdim. Birazcık mola vermek adına Youtube’yi açtım ama açtığıma da pişman olmuştum.
Alper çok derin düşünüyordu acaba yanlış anlamışmıydı. Acaba ondan hoşlandığımı mı düşündü. Olamaz yüzüm yanıyor. Yüzüm yanıyor mu? N-neden?! toparlan Miray!
Onu daha çok sıkmamak için vedalaşıp konuşmayı kapattım ve derim bir nefes alıp sandalyeye yaslandım. Boş boş tavana bakarken içeri abim girdi
“selam miray- PUHAHAHAAAAA BU TİP NE MİRAY”
“tipimde ne var ya?!”
“domatese benziyorsun. Ne oldu da bu kadar... bir dakika..
“n-ne oldu abi.”
“biri ile konuşuyordun... yoksa... yine şu Alper denen şeyle mi konuştun?!
“e-evet”
“ben sana onunla konuşamazsın dememiş miydim?!” dedi. Sinirle ayağa kalktım
“sana ne ya istediğim kişi ile konuşabilirim!
“ben izin vermiyorsam konuşamazsın!
“neden!
“bana hiç güven vermiyor
“neyine güzen vermiyor. Hem sanki onunla sevgiliymişim gibi konuşuyorsun.
“ha bi’ de böyle bir planın mı var.
“ben öyle bir şey demedim!
“ama böyle bir anlam çıkarabiliyorum
“abi malmısın ben ondan hoşlanmıyorum
“o zaman neden seni hep kızarmış görüyorum
“b-bilmem...
“hah işte belli. Sen ona aşıksın
“değilim
“aşıksın
“değilim dediysem değilimdir. Şimdi odamdan git! Hem neden geldin ki?!
“ne halin varsa gör Miray
“aynen aynen” dedim ve onu odadan iteleyerek çıkardım. Kapıyı kapattıktan sonra odamı kilitledim
Annem bir abim iki idi. Ben Alper’den hoşlanmıyorum. Ama ya öyleyse... ha-hayır öyle bir şey yok. Ben Alper’i arkadaş bakımından seviyorum. Hem öyle olsa bile o beni severmiydi ki. Eminimki sevmezdi.
Acaba şuan ne yapıyor- NE DİYORUM BEN! Kendine gel Miray. Sakinim... şimdi sadece animasyonu yapmaya devam etmeliyim. Masanın başına geri oturdum ve animasyonu yapmaya devam ettim...
Yazar’ın gözünden:
aradan zaman geçti ve ekibin ilk sınavları bitti ve Miray ekibe iyice alıştı. Şeyma ve Miray çok yakın arkadaş oldu. Ekip onu çok seviyordu. Ama Alper’in nedensizce farklı bir ilgisi vardı. Bunun nedenini Alper bile bilmiyordu. Miray’ın da Alper’e bir ilgisi vardı. Ailesi ona her ne kadar aşık olduğunu söylese de bunu hiç bir zaman kabul etmezdi ama bazen bu konuyu çok düşünür. Ya hoşlanıyorsa... bu kendisine kabul ettiremiyordu. Belki de korktuğu için kabul edemiyordu. En son kabul ettiğinde canı çok yanmıştı. Eski sevgilisi Oğuz onu aldatmıştı. Eğer Alper’e aşık olursa ve yine buna benzer bir şey yaşarsa toparlanamazdı. Hem aşık olsaydı kendisi de fark etmez miydi? Bazen aşık olduğunu kendin bile fark etmezsin.
Aşk öyle bir şeydir ki insanı aniden sarar ve insan bunu bilmese bile hareketleri bunu başkalarına söyler. Normal bir günde arkadaşın gelir ve derki “kanka sen aşık olmuşsun” ilk başta kabul etmesen de düşününce gerçek olduğunu anlarsın.
Alper’de anlamlandıramıyordu içindeki duyguları. Daha önce sevgilisi olmuştu. Yani aşkın ne olduğunu biliyordu. Ama bu duygulara çok yabancıydı. Aslında bu duygularda aşktı. Ama Alper bunu kavrayamıyordu. Miray’ın kumral wolf cut kesimli saçları, Şirinliği, sakarlığı, masumiyeti... Miray her şeyi ile Alper’in içinde bir şeyleri kıpırdatıyordu. Evet bu bir aşktı... Alper’in fark edemediği bir aşk
Alper fark etmesede Ege fark etmişti. Kardeşi bildiği adamın yeniden aşık olduğunu görmek onu mutlu etmişti. Bu konuyu doğru bir zamanda onunla konuşacaktı.
Şeyma’da fark etmişti. O ikili bir birine aşıktı. Sevgili olabilirlerdi. Ama Miray bunu kabul etmiyordu. Şeyma bu konunun peşini bırakmayacaktı. Ege ile Şeyma akıllarına koymuştu. Onlar birbirilerini fark edicekti bir gün. Ama bu bir gün ne zaman dı hiç bilmiyorlardı
Belkide hiç sevgili olamadan ölüceklerdi...
Bilemeyiz...
Devam okumak için sabırsızlanıyorum
YanıtlaSil